Harfe Göre : a b c ç d e f g h ı i j k l m n o ö p r s ş t u ü v y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Sözlük
  1. barok - gündelik anlamları...

    Online Gündelik - Türkçe Sözlük

    barok

    1) biçim zenginliği ve aşırı ölçüde süslemelerle, deniz kabukları biçimindeki dağınık, şişkin figürlerin yığılmasıyla kendini gösteren resim heykel ve öncelikle mimari üslup..
    barok edebiyat
    barok müzik

    2) barok dönem, 1600 ile 1750 yillari ıtalya’daki opera denemeleriyle baslamis, j.s.bach’in ölümüyle sona ermis, ve tüm müzik türlerinde günümüze kadar kalici olan degisikliklerin olusmasina neden olmustur.

    barok müzik, bir döneme adini vermekle birlikte mimari basta olmak üzere diger pekçok kategoride de degerlendirilebilmektedir. barok portekiz’ce barroco (düzgün olmayan inci) kelimesinden gelmektedir. mimarlikta, deniz kabuklarina benzer egmeçli bezemelerden meydana gelen , 17. yüzyilda kismen de 18. yüzyilda avrupa'nin özellikle katolik ülkelerine (ıtalya, ıspanya, potekiz, avusturya, güney almanya, belçika) ve latin amerika'ya yayilmis olan üslup olarak göze çarpar. barok sözcügü yanlizca 17. yüzyildaki genel tutumu nitelendirmekle kalmamis, helenizm ile gotik'in geç dönemlerindeki bazi belirtilerin anlatilmasinda da kullanilmistir. furetiére'in 1690'da hazirladigi fransiz dilinin ilk sözlügüne göre "barok", "tam yuvarlak olmayan incileri anlatmakta kullanilan bir kuyumculuk terimi"dir. saint-simon 1711'de "garip ve rahatsiz edici bir düsünce"yi anlatmak için barok sözcügünü kullanmistir. fransiz akademisi sözlügü de 1694'teki ilk baskisinda furetiére'in tanimlamasini oldugu gibi benimsemistir. 1740'taki baski ise mecazi anlami benimsiyordu: düzensiz, tuhaf, esit olmayan. jean jacques rousseau'ya göre "barok müzik, armoninin açik seçik olmadigi, modülasyonlar ve uyumsuzlukla dolu entonasyonlari güç ve hareketi zor olan müziktir". yapi sanati ile ilgili ilk tanimla 1788 yilinda "encyclopédie méthodique"te karsilasilmaktadir: "mimarlikta barok, tuhafligin bir nüansidir". öyle anlasiliyorki bu isim, dönemin baslangicinda resim ve heykel çalismalarindaki degisikliklere gösterilen sasirmis reaksiyon sonucu çikmistir.

    rönesans dönemi, tüm sanat dallarinda sadelik, temizlik ve saflik dürtülerini güçlendirmesine ve duygulari daha yumusak bir anlatimla ifade etmesine karsin, özellikle müzik alaninda, sürekli kullandigi tekdüzelikden dolayi giderek sikici olmaya basladi. o kadarki, rönesans dönemi bestelerinin en belirgin özelligi çalgilarin ayni anda baslayip ayni anda eseri bitirmeleri olarak anlatilabilir.

    barok dönemle birlikte, müzik "kontrast" kavrami ile tanisir. ayni tinilardaki çalgilar birbirleriyle savasircasina, birbirleri ile karsitlik olusturarak eserde yerlerini alirlar. klasik dönem sanatçilari dahi, her ne kadar barok dönem eserlerini karmasik, süslü, zevksiz ve abartili olarak adlandirsalar ve "barok" kelimesini asagilayici manada kullansalarda kendi kullandiklari ve günümüze kadar uzanan birçok armoni kuralini bu dönemin ustalarinan ögrenmisler ve yer yer kopyalamislardir. 150 yila yayilan bir süreci etkileyen barok akimi, kimi müzik tarihçilerine göre 2, kimine göre 3 evreli bir dönemdir. fakat herkesin kabul ettigi ortak düsünce ise son dönem "olgun barok" johann sebastian bach'in etkisi altinda geçmistir.

    barok müziginin yapisinda en belirgin özellik, müzikde "kontrast"lar kullanilmasi olmus ve bununla birlikte konçertolar devri baslamistir. müziksel ifadeyi güçlendirmek için kullanilan ses düzeyinin alçalip yükselmesi barok dönemde kesfedilen ve gelisen isaretlerle baslar. ortaçag ve rönesans'ta ses siddeti, hep ayni seviyede kullanilmaktaydi. barok dönemde "piyano - düsük ses" ve "forte - gür ses" terimleri ile eserlerde ses siddetinin önemi ve katkisi görülmeye baslar.

    barok dönemin bir diger yeniligi bu döneme kadar olan müzikal yapida bulunmayan ve eserin baska bir bölüme geçecegini veya bittigini belirten bir olgunun kullanilmasidir. eserlerde kapanislar ve geçisler daha güçlü yer alir.

    kontrastlar üzerine kurulan barok müzikte ritmik yapida da büyük gelismeler olur. rönesans'tan barok müzige siçrayan metine bagli müzikal anlatim, konusma dilindeki vurgularin abartilmasina neden olur. barok dönemde dogan opera ve kantatlar günümüzde de ayni kurala bagli kalinarak abartili bir dilde seslendirilirler. barok dönemle beraber çalgi müzigi büyük ilerleme gösterir. yalniz çalgilar için bestelenen yapitlar çogalir. ses müzigi ve çalgi müziginin birlestirilmesi de barok dönemde filizlenir. eslik görevi gören sürekli bas çalgilari ve insan sesi birlesir. kontrast olusturmak amaciyla eslik çalgilari tekdüze hareket ederken, vokal hareketli ve süslü davranir. 16.yüzyilin sona ermesiyle birlikte ıtalyan besteciler madrigal adini verdikleri, siirler üzerine yazdiklari çok sesli müzikler üzerine yogunlasmaya basladilar. monteverdi’nin opera eserleri ve madrigalleri, barok dönemin ilk zamanlarinin zirve noktasi olmus ve daha sonra gelecek müzige liderlik etmistir. dinsel bir tema üzerine kurulu dramatik eserler olan oratoryolar, kökünü roma’dan alirlar. avrupa’ya yayilmasi ise alman-ıngiliz besteci george frideric handel sayesinde olmustur. bugüne kadar gelmis geçmis en önemli oratoryo olan messiah oratoryosu g.f.handel tarafindan ıngiltere’de bestelenmistir (1741). sonat, kendini barok dönemin ilk zamanlarinda bulmus bir baska müzik tarzidir. ıtalya’da sonat, yavas ve hizli dans parçalarindan olusan eser veya yavas-hizli kontrastlariyla gelisen eserlere denir(daha sonra bu tarz kiliselerde kullanildi). arcangelo corelli gibi her iki tarzda da müzik yapan besteciler olmustur. ıtalya’nin disinda süit adi verilen dans parçalari yaratilmaya baslandi. süitler de büyük bir gelisimin habercisi olsalar da, sonatlar kadar önemli bir kilometre tasi degillerdi. süitler, kantatlarda oldugu gibi tek bir çikis noktasindan hareketle iki veya üç bölümlü forma ulasirdi (örnegin domenico scarlatti’nin klavye sonatlari gibi), bach’in besteledigi 1’den çok formlu eserler gibi. ılk sonatlar, ya tek bir enstürman ya da küçük bir grup için yazilirdi. 17.yüzyilin sonlarina dogru(barok dönemin ortalari), bu sonat formu konçerto grosso sekline dönüstü. solist grup ise genellikle concertino (iki keman ve continuo) olurdu. daha sonra ise konçerto durumuna dönüstü. bach’in brandenburg konçertolari konçerto grosso stilinin bu dönemdeki en iyi örneklerinden süphesiz birisidir. ayrica en az bach’in oldugu kadar, antonio vivaldi’nin solo konçertolari da bu dönemin en önemli modellerinden oldu.

    sonat, konçerto ve vokal formlari gelisiminin ortalarinda, barok dönemin bir baska önemli özelligi ortaya çikmaya basladi : tonalite. 16.yüzyilin ortalarinda eski kilise modlari, yeni anahtar baglari konseptiyle yer degistirmeye basladi. barok dönemle birlikte besteciler bir anahtardan digerine atlamaya baslamisti. zamanin kromatik müzigini üretmeye baslamislardi.

    zamanla, anahtarlar arasinda ki bag ve geçisler bir sistem halini aldi. bach’in ıyi düzenlenmis klavye(well-tempered clavier) adli eseri bu bagi anlamak için iyi bir örnektir. bu eser ayrica bir baska iki önemli barok özelligi yapisi içinde barindirmaktadir : prelüd ve füg.

    barok dönemin en gözde çalgilari klavsen ve harpsikort’tu. bunlar seslerin hafif veya kuvvetli çikmasina olanak saglamayan bir düzenege sahiptiler. oysa barok dönemde gelisen, müzikal anlatimi güçlendiren müzik sembolleri ve o dönemde ihtiyaç duyulan hafif ve kuvvetli çalimlar önemli bir unsur halini almisti.

    barok dönemde icat edilmesine karsin dönemin bestecileri piyano için eser yazmazlar. klavsene göre ciliz bir sese ve sert tuseye sahip piyanoya eser veren ilk besteci muzio clementi’dir. 1773’de daha on sekizindeyken piyano için üç sonat yazmis, çalgiyi popüler hale getirmistir. bach gibi ünlü barok dönem bestecilerinin günümüzde piyanoda çalinan eserleri aslinda piyano için yazilmamistir. dolayisiyla “piyano” ve “forte” gibi nüanslar ve “staccato” gibi çalim tekniklerinin hiç biri eserlerin aslinda yoktur veya çok azdir.

    bütün bu degisiklikler birbirlerine paralel olarak geldi ve barok dönemi olusturdular. eski kurallardan ve polifonik takintilardan kurtulunmasi, yeni bir tarz ve kural gelenegi yapma geregini dogurdu. bu da, kadanslar veya armonik geri planlar üzerine dogal olarak solistlik yapan, melodiyi ortaya çikardi. bu armoniler içinde sequence(zincirleme)’i getirdi ve tüm bu armonik gelisimler bir yandan da ritmik gelismeleri dogurdu. bas bölümleri, orta avrupa dans müziginin tipik ritmleriyle kaynasti ve tüm bunlar barok müzigi barok müzik yapti.

    barok dönemde müzik, modern müzikal dilin gelisiminde kuskusuz en önemli kilometre tasi olmustur. bu 1,5 yüzyil içerisinde, müzikal formlar degisip gelistikçe bir yandan da daha sonrasinin ve bugünün müzik standartlarini belirlemeye baslamisti. tonalite ve akor tonlamasi çok büyük önem tasimaktadir. bir baska önemli özellik ise müzigin, bu dönemde evrensel bir dil tasimaya baslamasi, ulusalliktan çikip tüm avrupa ve dünyaya seslenmesidir.

  2. Gündelik Sözlük

Sözlük