Harfe Göre : a b c ç d e f g h ı i j k l m n o ö p r s ş t u ü v y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Sözlük
  1. hincal uluc - gündelik anlamları...

    Online Gündelik - Türkçe Sözlük

    hincal uluc

    1) ben herşeyi bilirim , benim dedigim dogru başkasinin ki yanliş yalan , superim ben be ne diyorsunuz siz duşunceli kişi..bilmedigi şey yok zannedip her konuda yorum yapmayi adet haline getirmiş bir turk kişisi..en son cay hakkinda bile yorum yapti ya agladim o anda...


    2) gicik gulmesi ile unlu bir maydanoz turu.

    3) katıldığı her programda ortalama iki gerizekalı bulununca kendisinin önplana çıkması şaşırtıcı değildir..

    4) aslında engin bir bilgisi olup bu bilgisini kullanmamayı seçen, magazine daha çok ilgi duyan fularlı kişilik..

    5) deniz gökce'nin hbb (her boku bilen) diye hitap ettigi insan.

    6) spor programlarında programın sonuna doğru koltuğun arkasına doğru kayıp giden ve bir daha hiç görünmeyen gıcık gülüşlü idiyot.obez insan

    7) kalabalığın ortasında ama yalnızım.


    uzun uzun anlatmaya gerek yok. onu gülümseyen yüzüyle tanıyorsunuz.
    sevenleri çok seviyor, sevmeyenleri nefret ediyor. ama seveni çoğunlukta.
    hep aradığımız şeyi yazıyor, sevgiyi.
    kalabalıklar, parlak ışıklar arasında gördüğünüz bu gülümseyen yüzün sırları var.
    o sırlar ki çizgilerine damgasını vurmuş, hayatını değiştirmiş.
    ışte, bildiğiniz hıncal uluç'un bilmediğiniz yönleri:


    - siz de, pozitif düşüncenin pozitif sonuçlar yarattığına inananlardan mısınız?

    'doğru. pozitif düşünceyi felsefe olarak benimsiyorum. ınanmayacaksın belki ama bir zamanlar melankolik derecede karamsardım.''

    - ne olduda böylesine büyük bir değişim geçirdiniz?

    ''1972'de sağlığımla ilgili bir dizi aksilik yaşadım. 1 yıl hastanede kaldım. 7 ameliyat geçirdim.
    doktorlar yaşama ihtimalimi yüzde 3 olarak görüyorlardı. 32 yaşındaydım ve 39 kiloya düştüm.
    1.80 boyunda 39 kilonun nasıl durduğunu tahmin edebilirsin. 6. ayda, artık hastaneden çıkamıyacağımı düşünüyordum. gülhane tıp akademisi'nde yatıyordum ve artık psikologlardan destek görmeye başlamıştım. sürekli yüzümü çarşafla kapatıp yatıyordum. çevremi görmek istemiyordum çünkü bana bakan insanların yüzünde dehşet ifadesi beliriyordu. hariciye kliniğindeki yusuf yazıcı hoca birgün odama geldi ve odamdaki herkesi, (asistanları dahil) dışarı çıkardı.
    yüzümdeki çarşafı hışımla çekti ''gebereceksen, yalnız başına geber'' dedi, çıktı gitti.
    neye uğradığımı şaşırmıştım. ama bu laf beni silkeledi, kendime getirdi.
    bu yaşta ve hiçbir şey yaşamadan ölünür mü diye düşündüm. 2 ay sonra düzelmeye başladım.
    ıyileşme, düşünceyle inançla doğru orantili.''

    - ınsanlar sizi sürekli gülümseyen yüzünüzle hatırlıyor?

    'gülümsemenin iki faydası var. birincisi aynada gördüğün güler yüz sana moral veriyor, ikincisi etrafındakilere de moral veriyorsun. çünkü beni vuranlar ızdırap çekerken görürse zaferkazanacak, sevenlerim ise üzüntüye boğulacaktı.
    ben hayatın sıkıntılarına boyun eğmeyi denedim. herkes deneyip, başarabilir. ayrıca planlar yapmıyorum. yaşamın tadını çıkarıyorum. geleceğe dönük planlar yapmak aptallık. hayatımız her yerde ve her zaman sona erebilir. emin olduğum bir an var oda bu an. sevgi yazılarının özü de bu.''

    - geniş bir çevreniz var ama yalnız yaşıyorsunuz. neden?

    ''aslında kalabalığın içinde yalnızlığı yaşıyorum. pırıl pırıl bir hayat yaşarsınız, dostlarınız, arkadaşlarınızla birlikte olur, eğlenirsiniz, gece 1'de 2'de bomboş bir eve girdiğinizde neler hissettiğinizi kimse bilemez. 'artık kapımın zilini çalmak istiyorum'demiştim. feministler yalnış anladı ve çok kızdı bana. 'kapıyı açması için kadın mı arıyorsun? 'dediler. ben kapıyı açacak herhangi birinden bahsetmiyorum ki. 1983'te ayrıldığım eşimden. 5 yıl evli kaldık, öncesi de var.
    yani 9 yıl beraberdik. amerikalıydı. holly, amerika'da yaşamak istedi, ben türkiye'de ve ayrıldık. holly özel bir kadındır. beynime müteşekkirim. beraberliğim boyunca yaşadığım olumsuzluklar
    ayıklandı, hatırımda hep iyi, güzel anılar kaldı. kötülerin hiçbirini hatırlamıyorum. bir kadına sevgiyle bağlanmak istiyorum. birkaç defa hisseder gibi oldum. ama onlar başka birini arıyorlardı.'

    - belki bir gün yıldırım aşkı yaşarsınız kimbilir...?

    ''bende yıldırım aşkı olmaz. sevdiğim şarkılar bile 3 yıllıktır. kadın önce fiziğiyle hitap etmeli.
    ondan sonra tanımaya ve sevmeye başlarsın. mutluluk alfabesinin birinci harfini pek çok insanla paylaşıyorum.''

    - sevgi yazıları çok sevildi. türkiye'de ilk kez denenen bir tarzdı.
    ılk tepkiler nasıldı?

    ''sabah gazetesi'ne geldiğimde ne yapacağımı bilmiyordum. köşe yazacaksın, hıncal'ın yeri'nde yaşadıklarını anlatacaksın dediler. öyle yaptık. gençlerimiz sevgiye açlar. köşeye inanılmaz tepkiler geldi. o açlığı hissettim. kendi yaşamımda da hissettim.'

    bir de yazarlığınız var. futbol sizin için neyi ifade ediyor, fanatik misiniz?

    ''hayır değilim, asla olmadım. futbol, aslında boş zamanlarımı dolduran bir hobi. türkiye’de insanlarin spora bu kadar bağlanmasi aslinda amaçsizliği gösteriyor.. ekonomik durumu yetersiz kişiler, takımın başarısıyla özdeşleşiyor. savaşçı gibi gidiyorlar maçlara. tek umudu takımın başarısı. önce güzel bir futbol seyretmek için gidilmeli. sporun güzelliği bu. oysa umut arıyorlar.''

    - güzellik yarışmalarının vazgeçilmez jüri üyelerinden birisiniz.
    merak ediyorum, onca güzel kız arasında en güzelini nasıl seçiyorsunuz?

    ''güzellik hissedilir. bazen kır içinde bir mor çiçektir. bataklıkta vahşi orkidedir. 20 kız çıkıyor karşınıza. kızları toplu olarak en fazla 40 dakika görebiliyorsunuz. 10 jüri üyesi var. 1 kızı inceleme süresi en fazla 20 saniyedir. 20 saniyeyi en iyi kullanan kız kazanır. siz kıza bakmazsınız, o kendisine baktırır. bir minik tebessüm, aptalca hazırlanmış bir soruya zekice verilmiş bir yanıtla dikkatleri üzerine toplar. ayrıca size bakana bakarsınız. bakılan kişi üzerinde gözler olduğunu hisseder. çoğunlukla kızlar boşluğa bakma eğilimindeler. yani kısacası aklını kullanan kız kazanır.''

    daima gülümseyen yüzünün bütün yalnızlıkları yok ettiğini düşünerek ayrıldık hıncal uluç’un yanından...

    8) mehmet ali erbil'in "kılcal" diye hitap ettiği fularcı amca.

    9) gercekten saygi duydugum insan cunku adam 'spor' yazari, futbol yazari degil. adam cekic atmadan tutun sirikla yuksek atlamaya, yuzmeye, voleybola, basketbola her turlu spor hakkinda adam akilli yorumlar yapabilen belki de tek turk spor adami...
    evet bazen cok talihsiz aciklamalari falan var ama yine de adam bir 'spor' yazari...

  2. Gündelik Sözlük

Sözlük